Paker's Atelier - istanbul

Paker's Atelier - istanbul "Nefesli enstruman tamir, bakım ve restorasyon. (Saksafon, Klarnet, Flüt, Trompet, Trombon vs.)

15/06/2026

Bu sefer 2 günlük yoğun ve hassas bir tamir sürecindeydik.

Kısa zamanda çözmemiz gereken birçok detay vardı. Bunlardan biri P. Mauriat Custom tenor saksafon, diğeri ise sonradan bu saksafona eklenen Selmer Mark VI deveboynuydu.

Deveboynu düşme sonucu yamulmuştu ve ilk bakışta asıl problem buydu. Fakat saksafonu detaylı kontrol ettiğimizde, problemin sadece bundan ibaret olmadığı ortaya çıktı. Açıkçası bu bizi çok da şaşırtmadı.

Çünkü saksafonlar; yapısı gereği nemden, kullanımdan, sıcaktan, direkt güneş ışığından ve çalım sonrası yapılmayan düzenli temizlikten ciddi şekilde etkilenebilen enstrümanlardır. Özellikle yaşadığınız bölgenin iklimi de işin içine girince, zamanla ayar kaçakları ve mekanik problemler kaçınılmaz hale gelebilir.

Güzel ve detaylı bir tamir süreci geçirdik. Saksafondaki tüm problemleri giderdik, deveboynunda geçmişte yapılmış hatalı işlemi düzelttik ve düşme sonucu oluşan yamukluğu kontrollü şekilde toparladık.

Sonuç olarak bu güzel P. Mauriat Custom tenor saksafon, Selmer Mark VI deveboynuyla birlikte yeniden güçlü, dengeli ve sahneye hazır şekilde sahibine teslim edildi. 🎷

10/06/2026

Önümüzdeki günlerde o kadar çok farklı Selmer saksafon göreceksiniz ki, bu ayın sonunda hepimiz küçük çaplı birer Selmer uzmanı olabiliriz.

Neredeyse tüm Selmer saksafon modelleri bu dönem atölyemizde ve gerçekten çok keyifli, çok özel bir süreçten geçiyoruz. Her model ayrı bir dünya, ayrı bir karakter, ayrı bir hikâye.

Ve şimdi karşımızda çok güzel ama oldukça yıpranmış bir Selmer Series III alto saksafon var.

Series III, Selmer’in daha modern karakterli modellerinden biri. Tepkisi hızlı, entonasyonu daha kontrollü, tonu odaklı ve net. Series II’ye göre biraz daha direkt, daha parlak ve daha “hazır cevap” bir yapısı var. Yani doğru ayarlandığında hem klasik disiplini taşıyan hem de sahnede kendini çok rahat duyuran özel bir alto.

Fakat bu enstrüman yıllar içinde ciddi yorulmuş. Özellikle deveboynunda çok fazla yamuk var ve geçmişte yapılan düzeltme işlemi maalesef çok başarılı olmamış. Şu an bu bölgeye yeniden müdahale etmek büyük risk; çünkü dokunduğumuz anda iç çap ölçülerini büyütme ihtimali var. Keşke hiç müdahale edilmemiş olsaydı, orijinal ölçülerine çok daha sağlıklı şekilde döndürebilirdik.

Bazen hiç dokunmamak, kötü bir müdahaleden çok daha iyidir.

Bunun dışında deveboynunun gövdeye girdiği kısımdan da hava kaçırıyor. Bu bölgeyi güzelce onarıp, enstrümanın yıllardır taşıdığı en kritik problemlerden birini çözeceğiz.

Gövde tarafında ise tuşlar, kapaklar, ton delikleri ve genel ayarlar oldukça kötü durumda. Ama bu bizim için şaşırtıcı değil; saksafonun doğasında olan problemler bunlar.

Şimdi çok detaylı, çok keyifli bir tamir sürecine giriyoruz.

Devamı sonraki videoda.

09/06/2026

Bu kez atölyemize henüz 1 ay önce alınmış, sıfır bir Amati ACL 640 sol klarnet geldi.
Ama ciddi bir problemimiz var.
Detayları videoda anlatıyorum; o yüzden burada aynı konuya uzun uzun girmeyeceğim. Asıl söylemek istediğim şey şu:

Enstrüman seçimi, doğru enstrüman seçimi ve güvenilir enstrüman seçimi; enstrümanı öğrenmek ve çalmak kadar önemli.

Özellikle çalmaya yeni başlıyorsanız, satın aldığınız enstrüman ister öğrenci modeli olsun ister daha üst seviye bir model, mutlaka profesyonel bir kontrolden geçmeli.

Çünkü enstrümandaki küçük bir hava kaçağı, yanlış ayar, oturmayan bir pad, problemli bir mekanik ya da gözden kaçan basit gibi görünen bir detay; sizin “ben çalamıyorum” diye düşünmenize sebep olabilir.
Oysa sorun sizde değil, enstrümanda olabilir.
Biz atölyede bunu çok sık görüyoruz. Hatta yeni alınmış enstrümanlarda bile kontrol edilmesi gereken bir şey çıkma ihtimali sandığınızdan çok daha yüksek. Ben bu oranı rahatlıkla %95 diyebilirim.

Ve en kötüsü şu:
Daha yolun başındaki bir müzisyen, aslında hayatında çok özel bir yer edebilecek enstrüman çalma keyfinden, bu sebeplerden dolayı soğuyabiliyor.

Bu yüzden yeni ya da ikinci el fark etmez; klarnet, saksafon, yan flüt ya da trompet vs.. aldıysanız, çalmaya başlamadan önce mutlaka kontrol ettirin.

08/06/2026

Mutluyuz, gururluyuz.
100 yaşından büyük, sürprizlerle dolu Abbot marka tenor saksafonu çok zorlu bir sürecin sonunda yeniden ayağa kaldırdık. Hatta ayağa kaldırmak az kalır; bu enstrümanı yeniden sahneye çıkacak bir şahesere çevirdik ve Toprak’ın ellerinde ateş çıkarması için atölyemizden yolcu ettik.

Yaptığımız işlemler ne bu videoya sığar ne de burada anlatmaya kalksam birkaç paragrafla biter. Çünkü bu, güncel bir saksafon arızasından çok farklıydı.

Mekanizma çok eski sistemdi. Gövdede yaşından gelen yüzlerce küçük yamulma vardı. Ton delikleri ciddi anlamda sorunluydu. Kapak yüzeylerinde düz kalan neredeyse hiçbir yer yoktu. Mekanizma kollarının çoğu birbirine tam denk gelmiyordu.

Pad, kapak, ton deliği, yay dengesi, mekanik açı, tepki hızı, hava akışı ve entonasyon aynı anda düşünülmeden bu enstrümandan gerçek sonuç almak mümkün değildi.

Kısacası okurken yorulacağınız kadar uzun, yaparken bizim inanılmaz keyif aldığımız beyin yakan bir saksafon tamiri süreciydi.

Yüzlerce ihtimali tek tek hesapladık, denedik, düzelttik, tekrar kontrol ettik. Enstrümanı sayısını artık hatırlamadığımız kadar çok kez söküp taktık. Çünkü böyle eski bir tenor saksafonda mesele sadece “çalışıyor mu?” değil; enstrüman gerçekten nefes alıyor mu, hızlı cevap veriyor mu, oktavlar dengeli mi, müzisyenin elinin altında canlı mı, ona bakıyoruz.

Sonucu videoda görüyorsunuz.

100 yaşında bir evin köşesinde dekor olarak kalabilecek bir saksafon, bugün birçok sıfır üst seviye saksafondan daha canlı, daha dengeli ve daha karakterli hale geldi.

En güzel tarafı da şu: Artık harika bir sahibi var.

Paker’s Atelier’de saksafon tamiri, klarnet tamiri, yan flüt tamiri ve trompet tamiri bizim için sadece teknik işlem değil; enstrümanın gerçek potansiyelini ortaya çıkarma meselesi.

03/06/2026

Efsane saksafon tamirini bitirdik.

Bu güzel Rampone & Cazzani R1 Jazz soprano saksafonun atölyeye hangi durumda geldiğini ve süreç sonunda ne hale dönüştüğünü zaten gördünüz.

Sonuç gerçekten çok iyi oldu.

Bu videoda yapılan işlemlerden çok, enstrümanla ilgili kendi fikirlerimden bahsediyorum. Çünkü açıkçası bu saksafon beni beklediğimden çok daha fazla şaşırttı.

Karakteri, tepkisi ve restorasyon sonrası ortaya çıkan haliyle gerçekten özel bir yerde duruyor.

01/06/2026

Bu Rampone & Cazzani R1 Jazz soprano saksafon, uzun süredir üzerinde çalıştığımız en özel restorasyonlardan biri oldu.

Sıfır bir enstrümandı. Fakat geçirdiği kaza sonrası gövdesi tek bir noktadan değil, neredeyse her bölgeden farklı şekilde yamulmuştu. Normal bir gövde düzeltme işleminden çok daha karmaşık bir durumdu; resmen yılan gibi form değiştirmişti.

Saksafon tamirinde yamuk düzeltme işlemleri dışarıdan bakınca kozmetik bir işlem gibi görünebilir. Oysa işin en kritik tarafı tam olarak burada başlar. Gövdeyi düzeltirken çapta yapacağınız en küçük kontrolsüz büyütme, enstrümanın karakterini bitirebilir. Hava akışı zayıflar, tepki hızı düşer, canlılık kaybolur ve elinizde görünüşte düzelmiş ama müzikal olarak ruhunu kaybetmiş bir saksafon kalır.

Bu yüzden bu enstrümanda klasik tamir yaklaşımıyla ilerlemedik. Tamamen bu soprano saksafonun ölçülerine özel, günler ve haftalar süren çalışmayla onlarca farklı kalıp ve özel parça ürettik. Her noktayı milim milim, mikron mikron yeniden inşa ettik.

Saksafon darbe aldığında sadece darbenin olduğu yer bozulmaz. Gövdenin iç gerilimi değişir; ton delikleri, direkler, mekanizma, kapak açıları ve pad kapanışları zincirleme şekilde etkilenir. Bu yüzden yalnızca yamuk gövdeyi değil, tüm enstrümanı bir bütün olarak ele aldık.

Sonuçta hedefimiz sadece “düzgün görünen” bir soprano değildi.

Hedefimiz; hava akışı güçlü, entonasyonu dengeli, mekanik tepkisi canlı ve karakterini kaybetmemiş bir enstrümana ulaşmaktı.

Ve sonunda, bu Rampone & Cazzani R1 Jazz soprano saksafon yalnızca kazadan önceki haline dönmedi. Yapılan işlemlerden sonra, birçok açıdan fabrikadan çıktığı halinden bile daha dengeli ve güçlü bir noktaya geldi.

Bir sonraki videoda yapılan işlemleri daha yakından göstereceğiz. Ayrıca bu enstrüman hakkında oldukça ilginç yorumlarım olacak.

29/05/2026

Geçtiğimiz aylarda bir Buffet E11 Bb klarnet atölyemizdeydi.

İlk hali tam anlamıyla karmakarışıktı. Bozuk entonasyon, boğuk ses karakteri, kötü hava akışı ve çalan kişiyi sürekli zorlayan dengesiz bir mekanik yapı vardı.

Klarneti ilk gördüğümüz anda bir şeylerin ters gittiği belliydi. Bu yüzden süreci standart bir klarnet tamiri gibi değil, tamamen bu enstrümana özel bir restorasyon olarak planladık.

Klarnetin ihtiyacına göre özel padlerini ürettik, mekanik dengesini yeniden kurduk, hava akışını rahatlatan tüm detayları tek tek çözdük.

Bugün elimizde artık bambaşka bir Buffet E11 var.

Çok daha dinamik, hızlı tepki veren, dengeli, canlı ve havanın hiçbir noktada boğulmadan rahatça aktığı bir klarnet.

21/05/2026

Özellikle ülkemizde orta seviye, güven veren bir saksafon satın almak isteyen birçok kişinin ilk baktığı modellerden biri Yamaha YAS-280.

Peki gerçekten düşünüldüğü kadar kusursuz mu?

Gözünüz kapalı şekilde sırtınızı bu saksafona yaslayabilir misiniz?

Gelin birlikte bakalım.

Bu hafta atölyemize sıfır alınmış bir Yamaha YAS-280 geldi. Yeni bir enstrüman. Kutudan yeni çıkmış. Normalde öğrencinin eline güvenle verilmesi gereken bir saksafon.

Ama ne yazık ki şu haliyle sağlıklı çalınabilir durumda değildi.

Neredeyse tüm tuşlarında hava kaçakları vardı. Yani problem öğrencinin nefesinde, dudağında, tekniğinde ya da yeteneğinde değildi. Problem doğrudan enstrümanın kendisindeydi.

Sahibi aslında çok şanslıydı. Çünkü daha yolun başındayken, bu kaçakları fark edebilecek iyi bir müzisyenden ders alarak başlamıştı.

Eğer bu problem fark edilmeseydi, büyük ihtimalle birkaç denemeden sonra “Ben bu saksafonu çalamıyorum” diye düşünecek, kısa süre içinde motivasyonunu kaybedecek ve belki de bu enstrümanı satılığa çıkaracaktı.

Oysa mesele yetenek değildi.

Mesele, hava kaçıran bir saksafonla mücadele etmeye çalışmaktı.

İşte bu yüzden yeni alınan bir saksafonun bile mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Çünkü nefesli enstrümanlarda “sıfır” olması, her zaman “kusursuz ayarlı” olduğu anlamına gelmez.

Şu anda her şey yolunda.

Hava kaçakları giderildi, tuş kapanışları düzenlendi, mekanik denge kontrol edildi ve saksafon artık öğrencinin karşısına engel olarak değil, destek olarak çıkacak hale geldi.

Bundan sonra sahibi çok daha rahat bir şekilde sadece kendine odaklanabilecek.

Çünkü bilecek ki bir notayı çıkaramadığında sorun saksafonda, ağızlıkta ya da görünmeyen bir kaçakta değil; sadece birkaç tekrar daha yapması gerektiğinde.

İyi ayarlanmış bir saksafonda hava akışı hissedilir.

Nota daha rahat gelir, entonasyon daha dengeli olur, alt sesler daha kontrollü çıkar, her nota daha canlı ve dinamik tepki verir.

Öğrenci ya da müzisyen saksafonla kavga etmez.

Saksafon ona yol açar.

Ve

18/05/2026

Selmer Reference 54 tenor saksafonu, Paker’s Stabilizasyon Bakım Paketimiz ile yeniden ayağa kaldırdık.

Bu enstrüman mahvolmuş, bitmiş, terk edilmiş bir saksafon değildi. Tam tersine; tahminimce 5-6 ay önce tüm padleri değişmiş, detaylı bir tamir sürecinden geçmiş ve güzel bir işçilik görmüştü.

Fakat nefesli enstrümanlarda mesele yalnızca “padler değişti mi?” sorusu değildir.

Saksafon; kullanıcının çalım alışkanlığından, padlerin karakterinden, havadaki nemden, tükürükten, nefesimizdeki asidik etkilerden, mekanik gerilimlerden ve gövdenin kendi yapısından sürekli etkilenen yaşayan bir sistemdir. Bugün küçük görünen bir kaçak, bir süre sonra alt seslerde direnç, kontrol kaybı, entonasyon problemi ve çalım konforunda ciddi düşüş olarak geri döner.

Bu Reference 54’te de yaşanan problemler büyük ölçüde bu sürecin sonucuydu. Bunun yanında enstrümanın ilk üretildiği andan taşıdığı bazı yapısal problemler de vardı. Özellikle D # bölgesi ve palm key ton delikleri, birçok Selmer’de ve aslında neredeyse tüm saksafonlarda karşılaştığımız gibi kusursuz değildi.

Bu yüzden müdahale sadece yüzeysel bir ayar değildi. Ton delikleri, pad kapanışları, mekanik denge, kaçak noktaları, tuş hissi ve genel stabilite tek tek ele alındı.

Saksafon tamiri, dışarıdan göründüğü kadar basit bir işlem değildir. Bir padin doğru kapanması bile; ton deliği yüzeyi, kapak geometrisi, deri esnekliği, keçe davranışı, yay tansiyonu ve kullanıcının nefesine kadar uzanan çok hassas bir zincirin sonucudur.

Uzun ve detaylı bir stabilizasyon sürecinin sonunda ortaya çok daha dengeli, kontrollü ve keyifli bir Selmer çıktı.

15/05/2026

Bu sefer biraz hayalleri yıkıp, sonunda huzura kavuşturacağımız bir video ile geldik.

Bu konu yıllardır en çok üzüldüğüm şeylerin başında geliyor.

Bir insan büyük bir hevesle enstrümana başlıyor. Belki hayatında çok önemli bir yere sahip olacak, belki yıllarca keyifle çalacak, belki kendine bambaşka bir dünya açacak… ama kısa süre sonra vazgeçiyor.

Ve çoğu zaman sorun o kişide değil.

Sorun, elindeki enstrümanda.

Özellikle nefesli enstrümanlarda üretimden kaynaklı problemleri yeni başlayan birinin anlaması neredeyse imkânsız. Daha kötüsü, yıllardır profesyonel şekilde enstrüman çalan biri bile bu tarz problemleri her zaman fark edemeyebilir.

Bu flütte de tam olarak böyle bir problem vardı.

Üstelik geçmişte tamir görmüş. Ama enstrümanın çalınabilirliği için hayati önem taşıyan bu noktaya hiç dokunulmamış.

Açık konuşayım: özellikle en düşük fiyatlı Çin malı nefesli enstrümanlarda bu tarz üretim problemleri çok yüksek oranda karşımıza çıkıyor. Google’ı açıp piyasadaki en ucuz ürünü satın aldığınızda, çoğu zaman aslında “uygun fiyatlı bir enstrüman” değil, baştan problemli bir enstrüman almış oluyorsunuz.
İlk bakışta “ne kadar kötü olabilir ki?” dedirtebilir.
Ama nefesli enstrümanlarda iş böyle yürümüyor.

Bu yüzden satın alma süreci, enstrümanı çalmayı öğrenmek kadar önemlidir.

Yanlış enstrümanla başlayan biri, çoğu zaman kendini yeteneksiz sanır.
Oysa sorun yetenek değil.
Sorun, daha ilk günden size karşı çalışan bir enstrümandır.

Saksafon tamiri, klarnet tamiri, yan flüt tamiri ve trompet tamiri dediğimiz şey yalnızca bozulan bir parçayı düzeltmek değil; enstrümanın gerçekten çalınabilir olup olmadığını, mekanik geometrisini, pad kapanışlarını, hava kaçaklarını ve üretimden gelen hataları bir bütün olarak okumaktır.

Nefesli enstrüman doğru çalışmadığında, sadece ses bozulmaz.
Bir insanın hevesi de kırılır.
Bu videoda o kırılan noktayı göstereceğiz.
Ve sonra o enstrümanı olması gerektiği gibi huzura kavuşturacağız.

Address

Paker's Atelier Caferağa Mahallesi Moda Bostan Sokak Pınar Apartmanı No17/B Kadıköy Istanbul
Istanbul
34710

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Paker's Atelier - istanbul posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share