Bunko Bookshop

Bunko Bookshop Datça'da bir kitapçı.

Umami Öykü Antolojisi, Türkçe edebiyatta spekülatif kurgunun açtığı imkânlara bakan 15 öyküyü bir araya getiriyor. Bilim...
14/05/2026

Umami Öykü Antolojisi, Türkçe edebiyatta spekülatif kurgunun açtığı imkânlara bakan 15 öyküyü bir araya getiriyor.

Bilimkurgu, fantastik, distopya, büyülü gerçekçilik ve türler arası anlatıların kesişiminde duran bu metinler; bedenin, zamanın, hafızanın, arzunun ve dünyanın başka türlü kurulabileceği ihtimalleri yokluyor.

Açık çağrı sonucu 120 başvuru arasından seçilen öyküler; yeraltı şehirlerinden alternatif geleceklere, dönüşen bedenlerden yeni toplumsal düzenlere uzanan dünyalar kuruyor. Bu dünyalarda okuru sadece başka gezegenler, kırılmış zaman çizgileri ya da henüz var olmamış teknolojiler değil; başka türlü ilişkilenme biçimleri, yakınlıklar ve birlikte var olma halleri de bekliyor.

Umami Kitap’ın antoloji serisinin ikinci halkası olan Umami Öykü Antolojisi, spekülatif kurguyu geleceği tahayyül etmenin yanı sıra, bugünü yeniden düşünmenin de bir yolu olarak ele alıyor. Türkçe yazan farklı sesleri bir araya getiren bu kitap, okuru tekinsiz, canlı, kırılgan ve dönüştürücü hikâyelerin içinden geçmeye davet ediyor.
Çünkü başka dünyalar yalnızca mümkün değil—çoktan başlamış durumda.

Ayabakan Yayınları’nın yayımladığı Júlia Peró’nun romanı Karınca Kokusu’nu konuşmak için 23 Mayıs Cumartesi saat 17:00’d...
12/05/2026

Ayabakan Yayınları’nın yayımladığı Júlia Peró’nun romanı Karınca Kokusu’nu konuşmak için 23 Mayıs Cumartesi saat 17:00’de Hızırşah Kültür Evi’nde bir araya geliyoruz!

Ayabakan Yayınları’nın kurucuları Kuzey Baykal ve İlayda Güzel, Satırlardan Varoluşa’dan Sedat Yağcıoğlu ve Bunko Bookshop olarak bizlerin katılımıyla; Karınca Kokusu’nun yayınevinden okura uzanan yolunu konuşmak, kitabın bıraktığı izleri birlikte düşünmek isteyen herkesi bekleriz.

Kitabı Bunko’dan temin edebilirsiniz, okuyup da gelirseniz şahane olur!

Atina’da kaldığı otel odasında annesi Monique’ten gelen bir telefon, Édouard için her şeyi değiştirir. Monique Paris’te ...
11/05/2026

Atina’da kaldığı otel odasında annesi Monique’ten gelen bir telefon, Édouard için her şeyi değiştirir. Monique Paris’te birlikte olduğu adamın, tıpkı Édouard’ın babası gibi şiddet ve utanç dolu bir döngü yarattığını anlatmaktadır. Monique’in bu karanlık döngüden kurtulabilmesi için kaçmaktan başka çaresi yoktur. Ancak hayatı boyunca başkalarının çizdiği yollarda yürümüş, özgürlüğü hiç tatmamış bir kadın için hayatını yeniden inşa etmek mümkün müdür? Monique’in bu sarsıcı yolculuğu, yalnızca fiziksel bir kaçış değil; korkuyla özgürlük arasındaki o ince çizgide verilen amansız bir kimlik mücadelesidir.

Monique Kaçıyor, kendi kaderini baştan çizmeye çalışan bir anne ile onun en güçlü müttefikine dönüşen oğlunun samimi ve sürükleyici portresini sunuyor. Bir kadının kendini yeniden keşfetme cesaretine, yeniden doğuş ve özgürleşmenin bedeline dair bu derin anlatı, ortak tarihlerinin ağırlığına rağmen birbirini yeniden bulan bir anneyle oğlu arasındaki bağı gözler önüne seriyor.

Çevirmen: Ayberk Erkay

Dünya “tuhaf” bir salgının pençesinde. Canavarlar etrafta kol geziyor. Bazıları belki de en yakınlarınız. Üzerinde durdu...
09/05/2026

Dünya “tuhaf” bir salgının pençesinde. Canavarlar etrafta kol geziyor. Bazıları belki de en yakınlarınız. Üzerinde durduğunuz zemin bile çatırdar hale gelmiş. Kendinizden başka güvenebileceğiniz hiç kimse kalmamış...

Ya işin aslı bambaşkaysa? Kendinize güvenmeniz bile mümkün değilse?

Spence, Ironside tesisinde kalan “iyileşmiş” hastalardan biri. İçini kemiren vicdan azabıyla başa çıkmakta zorlanıyor ve dışarıdaki dünyayla yüzleşmeyi reddediyor. Ancak tesise yeni gelen Leila adlı bir kadın her şeyi değiştiriyor. Akla mantığa sığmayan planını uygulamak için Spence’in yardımına ihtiyacı var.

Peki kimin hasta, kimin sağlıklı olduğuna iktidardakiler karar verirken, neyin akla yatkın olduğunu nereden anlayabilirsiniz? Yakalandığınız hastalık gerçeklik algınızı etkilerken, herhangi bir şeyden nasıl emin olabilirsiniz?

Mira Grant ve Stephen Graham Jones’un izinden giden Malcolm Devlin, Sonra Birden Uyandım’da sahte anlatıların gücü ve bizi nasıl birbirimize düşürebildiğine dair derin ve çok katmanlı bir hikâye anlatıyor.

Çevirmen: Gökhan Sarı

Boleka 2 “Derinlik Sarhoşluğu” şimdi Bunko’da!
08/05/2026

Boleka 2 “Derinlik Sarhoşluğu” şimdi Bunko’da!

Genetik miras, görgü kuralları ve talihsiz oyun arkadaşları üzerine son derece terbiyeli bir dehşet öyküsü.Sekiz yaşında...
05/05/2026

Genetik miras, görgü kuralları ve talihsiz oyun arkadaşları üzerine son derece terbiyeli bir dehşet öyküsü.

Sekiz yaşındaki Rhoda Penmark örnek bir çocuktur: temiz, saygılı, ölçülü. Annesi Christine için kusursuz çalışan küçük bir saat gibidir. Büyüklerin sözünü kesmez, reverans yapmayı bilir, takdirleri hak ettiğine inanır.

Bu yüzden sınıf arkadaşı Claude’un okul pikniğinde iskeleden düşüp boğulması, evde uzun süren bir keder yaratmaz. Olsa olsa, yanlış kişiye verilmiş bir madalyanın telafisidir. Rhoda’nın evinde iştahla yemeğini yemesi de kimseyi şaşırtmamalıdır haliyle.
Ama apartman görevlisi Leroy’un, Rhoda’nın acımasızlığına dair imaları ve Christine’in karanlık geçmişine dair anıları, kusursuz görünen küçük kızın zihninin, aslında başka türlü işlediğine dair soru işaretlerine sebep olur.

Her çocuk masum doğmaz. Rhoda Penmark da, istediği küçük parlak şeylere ulaşmak için önüne çıkan engelleri kaldırırken, masumiyetin ne kadar keskin bir silah olabileceğini son derece nazik biçimde gösterecektir.

Çevirmen: Burcu Denizci

An­tik­ça­ğın ünlü şö­len­le­ri olan sym­po­si­on­lar yal­nız­ca bir ye­me-iç­me ri­tü­eli de­ğil­di; bil­gi­nin, ik­ti­...
04/05/2026

An­tik­ça­ğın ünlü şö­len­le­ri olan sym­po­si­on­lar yal­nız­ca bir ye­me-iç­me ri­tü­eli de­ğil­di; bil­gi­nin, ik­ti­da­rın ve top­lum­sal ku­ral­la­rın üre­til­di­ği güç mer­kez­le­riy­di. Bu sof­ra­lar­da bir araya gelen ay­rı­ca­lık­lı erkek yurt­taş­lar, ev­re­ni ve ya­şa­mı tar­tı­şır­ken as­lın­da bu­gü­ne dek uza­nan erkek ege­men dü­ze­nin te­mel­le­ri­ni atı­yor, top­lum­sal norm­la­rı bi­çim­len­di­ri­yor­du. Kadın düş­man­lı­ğın­dan sı­nıf­sal eşit­siz­li­ğe kadar dün­ya­yı al­gı­la­yı­şı­mı­zı be­lir­le­yen pek çok pra­tik bu ze­min­de kök saldı.

Sa­de­ce “seç­kin” er­kek­le­rin ka­tı­la­bil­di­ği bu şö­len­ler­de şid­det, cin­sel­lik ve hi­ye­rar­şi, bil­ge­li­ğin di­liy­le meş­ru­laş­tı­rı­lı­yor­du. Zen­gin sof­ra­lar­da pa­ha­lı şa­rap­lar tü­ke­ti­lir­ken halka öl­çü­lü­lük öğüt­le­ni­yor, böy­le­ce bilgi ile ik­ti­dar ara­sın­da­ki bağ gö­rü­nür­lük ka­za­nı­yor­du. Bugün o sof­ra­la­ra otu­ra­ma­sak da orada ku­ru­lan kül­tür ev­re­ni­nin sı­nır­la­rı için­de ya­şa­ma­yı sür­dü­rü­yo­ruz.

İsmail Gez­gin, Şölen Var’da bu ka­ran­lık mi­ra­sı de­şif­re edi­yor. MÖ 7.–5. yüz­yıl­la­ra ta­rih­le­nen eser­ler üze­rin­den an­tik­çağ şölen kül­tü­rü­nü ye­ni­den yo­rum­lu­yor. Mezar taş­la­rın­dan içki kap­la­rı­na, ku­ru­cu an­la­tı­lar­dan fi­lo­zof­la­rın di­ya­log­la­rı­na uza­nan geniş bir mal­ze­me ara­cı­lı­ğıy­la, eril şid­de­tin ve eşit­siz­li­ğin nasıl adım adım inşa edil­di­ği­ni gös­te­ri­yor.

Bu ça­lış­ma, ar­ke­olo­ji­yi “eski eser” fe­ti­şin­den kur­ta­ra­rak geç­miş ile bu­gü­nün top­lum­sal me­se­le­le­ri ara­sın­da eleş­ti­rel bağ kuran bir alana dö­nüş­tü­rü­yor; bizi bin­ler­ce yıl­lık bu sü­rek­li­lik­le he­sap­laş­ma­ya ça­ğı­rı­yor.

29/04/2026

İrem üç günlüğüne İstanbul’a gidip on gün hasta yatınca videolarımıza bir süre ara vermek zorunda kaldık. Şimdi geri döndük ve çenemiz düştü! Beden, mantarlar, Ocean Vuong, Seda Sayan, Roland Topor, Yüksel Arslan, Picasso, Ursula, Jarry, sovyet sineması derken konuştuk da konuştuk. Nisan ayında neler okuduk? Neler okuyoruz? İşler güçler nasıl? Hepsini anlattık, herkese keyifli seyirler! ve tabii ki link bio’da 💙

Olvido’nun hayatında ihtiyarlıktan daha bariz bir şey yok. Dışarı çıkmayı anlamsız buluyor, boyama kitaplarıyla ilgilene...
29/04/2026

Olvido’nun hayatında ihtiyarlıktan daha bariz bir şey yok. Dışarı çıkmayı anlamsız buluyor, boyama kitaplarıyla ilgilenerek ve kediyle kavgalaşarak son gününü bekliyor. Beklerken hatırlamaya çalışıyor. Bir gün bir kızın geldiğini ve yalnızlığına şifa olduğunu anımsıyor. Kızın gözlerini, kulaklarını, saçlarını hatırlıyor... En sonunda ise bir kavga olduğunu. Kızı bir daha göremeyen Olvido yemeksiz, yapayalnız hatta hatırasız bir hâlde günlerini geçiriyor. Öbür yandan karıncalar kendilerine yeni bir yuva arıyor.

Yalnızca iki kadın karakterle ve bir apartman dairesinin dört duvarında geçen hikâyesiyle şair Júlia Peró, ekseriyetle görmezden gelinen bir hakikati; bulundukları durumdan nefret eden, yalnız yaşayan yaşlı bireylerin serzenişlerini gözler önüne seriyor.

’nin yeni sayısı çıktı ve şimdi Bunko’da! Üstelik bu sayıda Burka iki sayfa boyunca garip şeyler anlatıyor 🙃
27/04/2026

’nin yeni sayısı çıktı ve şimdi Bunko’da! Üstelik bu sayıda Burka iki sayfa boyunca garip şeyler anlatıyor 🙃

Kutlu olsun günümüz! 💙
25/04/2026

Kutlu olsun günümüz! 💙

Address

Datça

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bunko Bookshop posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Bunko Bookshop:

Share

Category