Sahaf Cimcime

Sahaf Cimcime İKİNCİ EL KİTAP, DERGİ,PLAK ALINIR VE SATILIR...

17/04/2026
17/04/2026

Rüzgar yine kokunu getirdi. Anlayacağın yine canım burnumda.
İLHAN BERK

GİDERSEN YIKILIR BU KENT / AHMET TELLİ Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasın...
17/04/2026

GİDERSEN YIKILIR BU KENT / AHMET TELLİ
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

21/02/2026

Almanya’dan halamlar geldiğinde ev bayram yerine dönerdi.
Her bavul açıldığında kafalar çevrilirdi.
İçinden sanki Avrupa değil, sihir çıkardı.
Bir kakao.
Bir saat.
Bir şampuan.
Bir çikolata.
Ve yüzlerce balon.
Hala balon fabrikasında çalışıyordu.
Enişte çikolata fabrikasında.
“Bu balonları çocuklara ver,” dediler.
Verdim.
Mahallede bir anda popüler oldum.
Hiç anlaşamadığım Numan bile mahçup kapıya kadar geldi.
Normalde selam vermez.
“Balon dağıtmışsınız… varsa ben de bir tane isterim?” dedi.Dev bir balon verdim.
Elinde dev balonla gezen çocukları görünce mutlu oldum.

Kuzenle sokağa çıktık.
Parkın köşesinde ıslak k*m yığını bırakılmıştı.
Kaldırımı yenileyen işçiler gitmiş.
Yağmur yağmış.
Çamur olmuş.
Kuzen durdu.
“Bu size normal geliyor?” dedi.
“Biliyor musun,” dedi,
“bazı şeyler içinde yaşanınca normal gelir…
ama dışarıdan bakınca hemen görünür.”
Omuz silktim.
Biz alışmıştık.

Aradan 30 yıl geçti.
Kuzen ara ara tekrar geldi.
Bu sefer gururla gezdirdim mahalleyi.
Yağmur kanalları yapılmış.
Çamur yok.
Çöp yok.
Kaldırımlar pırıl pırıl.
“Bak,” dedim gururla.
Başını salladı.

“5 yıl önce şu yan daire kirası 300 euroydu. Şimdi ne kadar?”
Söyledim.
Euro’ya çevirdi.
“1000 euro olmuş… bu normal değil.”
Kahveciye gittik.
“Bu normal değil.”
Lahmacun söyledik.
“Bu normal değil.”

Duraksadım.
“Pandemi oldu,” dedim. “Dünyada üretim azaldı fiyatlar her yerde arttı”
Kuzen yine başını salladı.
“Bizde de arttı ama en fazla yüzde 30.
Sizde bazı şeyler euro bazında 3 kat artmış.
Bu normal değil
Bir de insanların yüzü çok asık kuzen”
Bu normal değil.
Bir an sustum.
“Ne yapsak beğenmiyorsun sanki kıskanıyorsun biraz pozitif ol,” dedim.
Kuzen bana baktı.
“Ben beğenmek için değil, gerçekleri görmen için söylüyorum,” dedi.
“Çamur gitmiş… ama başka bir şey birikmiş.
Eskiden balonları şişirirdiniz.
Şimdi fiyatları.

Sizce kim haklı? Neden haklı?

21/02/2026

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden.
Ben sana âşık olduğumu,
Ölsem söyleyemem.
/ Özdemir Asaf

18/10/2025

Mehmet Çevik, Varlık’ın Ekim 2025 sayısında Haydar Ünal’ın “Sığmadım”, “Yüzümdeki Nehir”, “Gelseydin O Gün”, “Yürüyen Zaman” adlı şiir kitaplarını inceliyor.

“Haydar Ünal’ın mevcut dört kitabında toplam 57 şiir bulunuyor. Bu şiirlerin her biri kendi içinde tamamlanmış, bütünlüklü ve bağımsız metinler; ancak aynı zamanda birbirlerine eklemlenerek akıp giden sıkı bir ilişki ve örüntü içinde oldukları da seziliyor. Bir şiiri ya da kitabı bitirip diğerine başladığımızda kaldığımız yerden devam ediyormuşuz hissine kapılıyor insan. Bu da bize, Haydar Ünal’ın şiiri için sözcüklerinin damla, dizelerinin pınar, şiirlerinin dere ve bütün olarak şiirinin de nehir gibi olduğunu düşünme olanağı sunuyor. Bu nedenle Haydar Ünal’ın şiiri için bütün olarak ‘nehir şiir’ denebilir.”

*

Varlık dergisi abonelerine yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, ayrıca 1933’ten günümüze tüm dijital arşivimize erişim imkânı sunuyoruz.
Abonelik için: varlikonline.com

22/09/2025

''denizden yeni mi çıkmıştı, neydi;
saçları, dudakları
deniz koktu sabaha kadar;
yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi.
yoksuldu, biliyorum
-ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya-
kulağımın dibinde, yavaş yavaş,
aşk türküleri söyledi.
neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir.
denizle boğaz boğaza geçen hayatında!
ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak,
olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek...
dikenli balıkları hatırlatmak için
elleri ellerime değdi.
o gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!
onun saçları öğretti bana dalgayı;
çalkalandım durdum rüyalar içinde.
denizden yeni mi çıkmıştı, neydi;
saçları, dudakları
deniz koktu sabaha kadar;
yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi...''
Orhan Veli.

30/08/2025

ESKİDENDİ, ÇOK ESKİDEN

Hani erken inerdi karanlık,
Hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan, işten dönerken,
Işıklar yanardı evlerde,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani ay herkese gülümserken,
Mevsimler kimseyi dinlemezken,
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani hepimiz arkadaşken,
Hani oyunlar tükenmemişken,
Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
Biz kimseyi aldatmamışken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani şarkilar bizi bu kadar incitmezken,
Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
Daha biz kimseye küsmemiş,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi, çok eskiden.

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.

Murathan Mungan

06/08/2025

İlk İstanbul seyahatine giderken istediği kitaplar o kadar fazlaydı ki, karton kutular buldurup kütüphaneye getirtmiştim.
Tam içine kitapları doldurmak üzereyken Atatürk kütüphaneye geldi ve ne yaptığımı sordu.
"İstediğiniz kitapları karton kutulara doldurup özel trene naklettireceğim" deyince, "Dur biraz bekle" dedi. Kitap adedine şöyle bir baktıktan sonra kütüphaneden çıktı, odasına gitti.
Biraz sonra, bir baktım iki tane cephane sandığını, muhafız alayı erleri getirip kütüphaneye koyuverdiler ve gittiler. Ne olduğunu anlamadan, bakıp dururken Atatürk içeri geldi, benim şaşkın şaşkın baktığımı görünce;
"Ne o Nuri oğlum, şaşırdın değil mi? Şaşırma, şaşırma... Savaşta bunlarla cephane taşıdık, sen o zamanlar çocuktun, bilemezsin, bu sandıklar benim için çok önemlidir. Şimdi o savaş bitti, yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve ok*makla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın" dedi..
Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu'nun Hatıraları

ÖZEL NOT: Sevgili Dostlarım , ( Ankara içinde ) artık ok*madığınız KİTAPLARINIZA ve dinlemediğiniz PLAKLARINIZA uygun ücretleri karşılığında talibim. Sağlıkla kalınız..
İrtibat: Burhan Güneş 0536 448 17 28

16/07/2025

A. Kadir
(16 Temmuz. 1917 - 1 Mart1985)

Address

Ankara

Telephone

0536 448 17 28

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sahaf Cimcime posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Sahaf Cimcime:

Share

Category